Türkiye

Tarih, kültür ve doğal güzelliklerin kesiştiği eşsiz coğrafya; Küçük Asya...

Uzunluk
hepsi
Hafta başına fiyat
hepsi
Yapım Yılı
hepsi
Equipment

Bodrum

“Türkiye’nin Cote d’Azur’ü” olarak da anılan Bodrum, dünyaca ünlü bir turizm şehridir. Türkiye’nin güneybatı ucunda bulunan şehrin merkezi, Bodrum Yarımadası’nın güneyine bakan kıyıda kurulmuştur. Şehir merkezindeki limanın hemen açığında bulunan ve insan yaşantısı olmayan Karaada, doğal bir dalgakıran görevi görür. Belediye Limanı’nın hemen yanında Türkiye’nin en çok tercih edilen marinası Milta Marina bulunur. D-Marin Turgutreis, Yalıkavak Marina, yarımadanın kuzeyindeki Port Iasos Marina ve güneyindeki Gökova Ören Marina, yat turizminin Bodrum için ne kadar önemli olduğunun ispatıdır.

Doğal güzellikleri, hareketli gece hayatı, tertemiz koyları ve çam ormanlarıyla ünlü Bodrum, tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, tarihi ve kültürel açıdan çok zengin bir şehirdir.

M.Ö. 484 yılında bu şehirde doğan ve "Tarihin Babası" olarak bilinen Heredot‘a göre Bodrum, Dorlar tarafından kurulmuştur. Şehrin eski adı Halikarnassos’tur. M.Ö. 386 yılında Persler‘in egemenliğine giren Halikarnassos, en parlak devirlerinden birini M.Ö. 353 yılında Karya Bölgesi’nin başkenti olunca yaşamıştır. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mausoleum, bu dönemde Kral Mausolos‘un anısına kız kardeşi ve aynı zamanda karısı olan Artemisia tarafından yaptırılmıştır. M.Ö. 192’de Romalılar’ın eline geçen Halikarnassos, M.S. 395 yılında Bizans’ın kontrolüne girmiştir. M.S. XI. yüzyılda Türkler’in eline geçen şehir, I. Haçlı savaşlarında tekrar Bizans topraklarına katılmıştır. 1415 yılında Bodrum’a gelen ve Bodrum Kalesi’ni inşa eden Rodos Şövalyeleri, şehrin adını Aziz Petrus’a ithafen Petrium olarak değiştirmişlerdir. Petrium Türkçe aksanla söylenerek, şehrin bugünkü adı olan Bodrum’a dönüşmüştür. Kanuni Sultan Süleyman’ın 1522’deki Rodos Fethi esnasında tekrar Türkler’in eline geçen şehrin adı ,Cumhuriyet’in ilanıyla Bodrum olarak değiştirilmiştir.

1950’li yıllara kadar küçük bir balıkçı ve süngerci köyü olan Bodrum, ilçeye ilk kez 1925’te siyasi sürgün olarak gelen ve Halikarnas Balıkçısı lakabıyla bilinen şair-yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı sayesinde tanınmaya başladı. 3 yıllık cezasını tamamladıktan sonra İstanbul’a dönen Halikarnas Balıkçısı, bir süre sonra Bodrum’dan uzakta yaşayamayacağını anlayarak ilçeye yerleşti. Önceleri İstanbul ve Ankara’dan gelen entelektüel arkadaşlarınca tatil beldesi olarak kabul edilen Bodrum, usta yazarın eserlerindeki etkili anlatım sayesinde ülke çapında dikkat çekmeye başladı. Bodrum'da yaşadığı dönemde arkadaşları ile ilk kez mavi yolculuk fikrini gerçeğe dönüştüren yazarın eserleri, bu yolculuklardan büyük oranda etkilenmiştir. 7 - 8 metrelik, tuvaleti, banyosu, mutfağı olmayan balıkçı tekneleri ile çıktıkları bu yolculuklarda yanlarına yalnızca peynir, su, İstanköy peksimeti, tütün ve rakı alırlardı. Mavi yolculukta gazete okumaz, radyo dinlemezlerdi. Amaçları dünyadan kaçmak ve medeniyetten uzakta dinlenmekti. Günlerce denizde kalırlar, sadece acil ihtiyaçlar için karaya çıkarlardı. Bodrum Yarımadası’nda 2500 yıldır devam eden ahşap gulet imalatı, ilk kez Halikarnas Balıkçısı sayesinde turizmin hizmetine sunulmuş ve hızla evrilerek bugünkü halini almıştır. Günümüzde her türlü lüksü bulabileceğiniz Bodrum yapımı ahşap guletler dünyaca ünlenerek, Türkiye’nin dışında dünyanın birçok yerinde kullanılmaya başlanmıştır. Adriyatik kıyılarında mavi yolculuk için kullanılan guletlerin büyük bir bölümü, Bodrum tersanelerinde imal edilmiştir.

Edebiyatın yanı sıra arkeoloji ile de ilgilenen Halikarnas Balıkçısı, Bodrum’un tarihi açıdan da dikkat çekmesini sağlamıştır. İlçenin zengin tarihi eserleri, Bodrum Kalesi’nde bulunan ve dünyanın en büyük ikinci sualtı arkeoloji müzesi olan Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

1970’lerden itibaren bir turizm merkezi haline gelen Bodrum’da, dünyanın yedi harikasından biri olan Mausoleum bulunur. Mausoleum dışında Büyük İskender’in şehre girdiği rivayet edilen Myndos Kapısı, 1723’te yapılan Kızılhisarlı Mustafa Paşa Camii ve 1735’te yapılan Tepecik Camii, 1775’te yapılan Osmanlı Tersanesi, Barlar Sokağı, M.Ö. IV. Yüzyıldan kalma Antik Tiyatro ve tarihi yel değirmenleri görülmesi gereken yerlerin başında gelir.

Bodrum Yarımadası’nın kuzeyinde kalan Türkbükü, Gündoğan ve Torba’da birçok lüks otel bulunur. Hem otel sayısının çokluğu hem de coğrafi nedenlerden ötürü bu bölge, mavi yolculuk için çok elverişli değildir. Buna rağmen bölgede birçok lüks tekne günübirlik turlar için hizmet vermektedir. Yarımadanın güneyinde bulunan Gökova Körfezi, mavi yolculuk rotalarının başında gelir. Körfezin kıyılarında çok az yerleşim yeri bulunur. Tertemiz suları, kıyılarındaki orman ve korunaklı koyları ile tekne severler için adeta bir cennet gibidir.

Yunanistan’ın Kos adası, Bodrum’a en yakın Yunan adasıdır. Ekonomik, demografik ve coğrafi açıdan neredeyse Bodrum’un bir parçası gibi olan Kos, Oniki Adalar’ın en önemlilerinden biridir. Bodrum çıkışlı Güney Yunan Adaları ve Kuzey Yunan Adaları rotalarının ilk durağı olan Kos, havaalanı ve feribot seferleriyle Oniki Adalar’ın aktarma adasıdır. Kos’un yanı sıra, Bodrum’dan çıkılarak Kalymnos, Leros, Lipsi, Patmos, Rodos ve Symi adaları da gezilebilir. Bodrum çıkışlı dördüncü bir rota da Datça Yarımadası ile Marmaris Yarımadası arasında kalan Hisarönü Körfezi’dir.

ehir merkezinin 35 km kuzeyinde yer alan Bodrum - Milas Havaalanı hem yurtiçi, hem de uluslararası terminalleriyle tüm yıl hizmet verir. Şehir merkezinden yıl boyunca Kos’a, yaz aylarında da Kalymnos, Patmos, Leros, Patmos, Symi ve Rodos’a feribot seferleri düzenlenir.

Kendine özgü lezzetleriyle ünlü Bodrum mutfağı, ağırlıklı olarak deniz ürünleri ve yerel otlarla hazırlanan yemeklerden oluşur. Et kullanılarak hazırlanan nadir yemeklerden biri Çökertme Kebabı’dır.

Bodrum iklim itibarı ile, Ege ve Akdeniz iklimlerinin sentezinden oluşan bir özelliğe sahiptir. Yarımada olarak mikro klima alan özelliği gösterir. Yaz aylarında neredeyse hiç nem bulunmaz. Kış aylarında ise nem oranı oldukça düşüktür. Yaz ayları sıcak ve kurak, kış ayları oldukça ılık ve yağışlıdır. Yarımada, bitki örtüsü olarak çok belirgin bir şekilde ikiye ayrılmıştır. Bodrum - Milas karayolunun batısında yer alan kısımda bitki örtüsü, yer yer çalılık ve fundalıklar ile yörede "çeti" tabir edilen dikenli otlarla kaplıdır. Karayolunun doğusunda yer alan kısım iğne yapraklı kızıl çam, mersin ve sandal ağaçlarıyla kaplıdır. İlçe arazisinin % 61,3’ü orman alanıdır.

Her yıl dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçileri ağırlayan Bodrum’un nüfusu da oldukça kozmopolittir. Özellikle İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerdeki yorucu hayattan sıkılan çok sayıda insan, sakin bir hayat için Bodrum’a yerleşmeyi tercih etmiştir. Hoşgörünün ve misafirperverliğin oldukça yüksek olduğu şehir, hem eğlenmek isteyenler hem de huzurlu ve sessiz bir tatil geçirmek isteyenler için idealdir. Şehir içindeki Barlar Sokağı ve Milta Marina’nın olduğu bölge, yıl boyu hareketli bir gece hayatı sunar. Yalıçiftlik, Mazı, Akyarlar gibi yerler ise, sessizlik ve huzurlu tatil sevenlerin tercih ettiği yerlerdir.

Şehrin birçok noktasında su sporları ya da dalış yapmak mümkündür. Ayrıca yıl boyunca birçok festival ve etkinlik düzenlenir. Bodrum Müzik Festivali, Bodrum Mandalina Şenliği